GIOVANNI (con convinzione) Quindi mi sono armato degli attrezzi necessari e di tanta buona volontà. Solo che avevo la camicia stirata, pulita e profumata, il completo blu che mi stava a pennello e che avevo messo proprio per venire qui ma siccome fa un caldo asfissiante, per non rischiare di sporcarmi e venire qui tutto puzzolente, ne converrà che non sarebbe stata affatto la soluzione migliore no? cosa ho fatto, mi sono tolto la cravatta, ho piegato per bene la camicia e l’ho messa sul divano, mi sono sfilato i pantaloni e la giacca e mi sono messo in mutande. Ma ce l’ho fatta eh, la porta l’ho aggiustata.
GIOVANNI (inançla) Bu yüzden kendimi gerekli aletlerle ve bolca iyi niyetle donattım. Gömleğim ütülü, temiz ve güzel kokuyordu, ayrıca buraya gelirken özellikle giydiğim, üzerimeTam oturan mavi takım elbisem vardı. Ama hava boğucu derecede sıcak olduğundan, kirlenme ve kokma riskini önlemek için, bunun en iyi çözüm olmayacağını kabul edersiniz, değil mi? Ne yaptım? Kravatımı çıkardım, gömleğimi düzgünce katlayıp kanepeye koydum, pantolonumu ve ceketimi çıkardım ve iç çamaşırımı giydim. Ama başardım, değil mi? Kapıyı tamir ettim.